« Önceki | Sonraki »

11/3/2006

idarecilik?öğretmenlik?

Yaaa bi kaç gündür kafam iyice karıştı yine.. Ben haziran 05 mezunuyum. yani daha mezun olalı 1 yıl bile olmadı, eylülden beri de öğretmenlik yapıyorum. geçtiğimiz kasım ayında müdürüm beni odasına çağırdı ve idareci olmaktan, onun eline bu fırsatın geçtiğinde yaşının büyük olduğundan, eğer benim yaşımda eline bu fırsat geçseydi neler yapacağından filan bahsetti. ve bana sunulan bu fırsatı iyi değerlendirmemi istedi. hatta ve hatta ben sana kabul ediyor musun diye sormuyorum, seni seçtim dedi.Neyse ben o günden sonra kendimi biraz geri plana çekmeye çalıştım, çünkü 23 yaşındayım ve bu kadar kişinin sorumluluğunu almak istemiyorum. ama bir yandan da elime geçenin ne kadar büyük bir fırsat olduğunu biliyorum. neyse ben dediğim gibi kendimi geriye çektim, dedim olacaksa olur ama ben daha fazla sivrilip dikkat çekmeyeyim. aradan bu kadar zaman geçti tabi ben bu arda iyi unutuldu bu olay kapandı filan diyorum ve seneye devlet okullarına geçme planları yapıyorum. derkeen perşembe akşamı tam çıkıcam müdürüm koridorda rastladı ve şimdiki koordinatörün artık tüm okullardan sorumlu olduğunu ve  bizim kampüsün sorumluluğununun bana verildiğini söyledi. Ben şokta tabiki, müdürüm ben seni istiyorum ve seni yetiştirmek istiyorum dedi. Ben ok, filan dedim ama ne yapacağımı bilmiyorum tabiki.çünkü bu demek oluyorki artık sınıfım olmayacak bu kadar zamandır emek verdiğim çocuklarıma başka biri öğretmenlik yapacak:(Ben yine bu kadar hızlı olmaz derken, dün akşam yine koridordayım Aniyle dolanıyoruz ortalıkta müdürüm Nazlı çabuk Konferans salonuna gel, ilk sunumunu yap demesinmi. Ben hocam böyle olmaz ama ne anlatıcam ben,koridorda bana rastlayıp sahneye atıyosunuz dememe rağmen, sen yaparsın bunu dedi. Bir anda kendimi tüm kampüslerin müdürlerinin ve bazı öğretmenlerin karşısında sahnede buldum. O kadar insan benim konuşma yapmamı bekliyor. yapmam gereken şey ise, uyguladığım programı ordakilere tanıtmak.. Neyse anlattım ve sunum bittikten sonra kendimi salondan dışarı attım. Şimdi bilmiyorum sanırım koordinatör oldum. ama ne kadar istiyorum bunu orasını bilmiyorum. çünkü bu demekki bir tek pazar olan tatilim de elimden alınacak, akşam işten çıkış saatim belli olmayacak, ve bir okulun sorumluluğunu üstüme almış olcam.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

12 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: serkan | Tarih: 2006-04-16 13:39:27
    Konu: bır kadın
    Bir gün hayat denizinde yola çıkmaya karar verdim. Sonu ne olursa olsun .Ya bu gemi batacaktı ya da en mükemmel biçimde seferlere devam edecekti...ilk gün hava çok güzeldi ..Tanrım ben daha önce neden bu yolculuğa çıkmadım diye pişman oldum ..O kadar mutluydum ki güneşin sıcağı ,martı seslerinin uğultusu,yosun kokusu vs. hiç bir şey beni olumsuz düşünmeme sebep olmuyordu.Gecenin zifiri karanlığındaki yıldızların parlaklıkları o kadar gözüme güzel görünüyordu ki..Bunu sen mi dedin!..ilk defa kendi deniziminde fırtına başladı .Aman Allah'ım bu nedir dedim?Bir ses daha dur bu nedir ki dedi..Bekledim sabır etim.Bu da geçeçekti nasılsa..dedim ama fırtına yağmura yerine bıraktı..Gökten boşalırcasına yağan yağmura inat ben de ağladım..Neden!Neden ama ben daha yeni denize çıktım.İlk seferimde bu aksilikler beni mi buldu diye..İsyan etmek istemedim ama dayanamadım ..YA SABIR dedim...Biraz gemiyi dinlendirmek için bir limana yanaşayım dedim ..Yaklaşamadım uzaktan baktım ..Yola devam dedim..Buna da şükür dedim..Bir de baktım ki korsanlar çıktı karşıma..Gemimi batıracaklar dı az kalsın..AMAN ALLAH yardım dedim ..Bu sefer sesimi duydu belki de acıdı..Gökyüzüne başımı kaldırdım ve bağırarak ona seslendim'BENİ DÜŞÜNDÜĞÜN ANLAR DA OLMASA HALİM NE OLUR DU'....Hayat bu ..Daha nelerle karşılacaktım.Hani bir söz vardır ya 'neydim değil...noldum değil..nolacağımı ALLAH bilir'. .Çekemiyeceğimiz yükü omuzlarımıza yüklemesin...Hayat bir deniz biz de kendi gemimizin kaptanıyız..Bir Kadın Çocuktur Aslında. Çocuk gibi davranmayı sever. Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak okşamalıdır erkek kadını. Ama aynı zamanda hiçbir kadın çocuk muamelesi de görmek istemez. Söylediği şeyler çocukça da olsa dinlenilmesini, dikkate alınmasını ister. Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz... Bir Kadın Güçlüdür Aslında. Bir Kadın Çocuktur Aslında. Çocuk gibi davranmayı sever. Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak okşamalıdır erkek kadını. Ama aynı zamanda hiçbir kadın çocuk muamelesi de görmek istemez. Söylediği şeyler çocukça da olsa dinlenilmesini, dikkate alınmasını ister. Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz... Bir Kadın Güçlüdür Aslında. Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez. İster ki erkeğin gücü kendisine huzur versin. Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile erkeğin yapmasını bekler. Böylece hem daha çok kadın olduğunu hissedecektir hem de erkeğinin ne kadar güce sahip olduğunu görecektir. Ancak kadını gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz. Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar... Bir Kadın Sevgidir Aslında. İçinde her zaman olağan üstü bir aşk taşır. Sevdiklerinden kolay kolay ayrılamaz. Sevdiklerini kolay kolay kıramaz. Zor sever ama tam sever. Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir ve birisini ya da birşeyi sevmezse de onu asla sevmesi için zorlayamazsınız. Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz. Ancak beyninde yer etmemişseniz her an terk edilebilirsiniz. Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette. Bunun nedeni ise dizginleyemedikleri "acımak" duygusudur... Bir Kadın Yalnızdır Aslında. Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz. Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır. O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez. Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz. Yalnızlık onun sığınağıdır. O sığınağa ne zaman gireceğine, ne kadar kalacağına hep kendisi karar verir. Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz... Bir Kadın Çılgındır Aslında. Neler yapabileceğini hemcinsleri dahi hayal edemez. Yaratıcılığının sınırı yoktur. Ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkeğini bekler. Hoyratça harcamaz yaratıcılığını. Sadece erkeğine saklar. Bir kadının gerçek erkeği olmayı başarabilmişseniz çok şanslısınız demektir. Çünkü yaşamınız asla sıradan olmayacaktır... Bir Kadın Hayattır Aslında. Çünkü hayatın içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam kazanıyor. Yemek yemek, su içmek bile. Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup içtiğiniz su arasındaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz? Anlıyorsanız ne mutlu size. Anlamıyorsanız ne yazık ki yaşamıyorsunuz Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez. İster ki erkeğin gücü kendisine huzur versin. Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile erkeğin yapmasını bekler. Böylece hem daha çok kadın olduğunu hissedecektir hem de erkeğinin ne kadar güce sahip olduğunu görecektir. Ancak kadını gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz. Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar... Bir Kadın Sevgidir Aslında. İçinde her zaman olağan üstü bir aşk taşır. Sevdiklerinden kolay kolay ayrılamaz. Sevdiklerini kolay kolay kıramaz. Zor sever ama tam sever. Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir ve birisini ya da birşeyi sevmezse de onu asla sevmesi için zorlayamazsınız. Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz. Ancak beyninde yer etmemişseniz her an terk edilebilirsiniz. Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette. Bunun nedeni ise dizginleyemedikleri "acımak" duygusudur... Bir Kadın Yalnızdır Aslında. Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz. Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır. O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez. Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz. Yalnızlık onun sığınağıdır. O sığınağa ne zaman gireceğine, ne kadar kalacağına hep kendisi karar verir. Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz... Bir Kadın Çılgındır Aslında. Neler yapabileceğini hemcinsleri dahi hayal edemez. Yaratıcılığının sınırı yoktur. Ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkeğini bekler. Hoyratça harcamaz yaratıcılığını. Sadece erkeğine saklar. Bir kadının gerçek erkeği olmayı başarabilmişseniz çok şanslısınız demektir. Çünkü yaşamınız asla sıradan olmayacaktır... Bir Kadın Hayattır Aslında. Çünkü hayatın içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam kazanıyor. Yemek yemek, su içmek bile. Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup içtiğiniz su arasındaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz? Anlıyorsanız ne mutlu size. Anlamıyorsanız ne yazık ki yaşamıyorsunuz benımıcın bır kadın anatomısı boyle.
    serkan
    asi_prens_serkan@hotmail.com
    tug2004@mynet.com

    Bağlantı »

  2. Yazan: sanadairnevarsa | Tarih: 2006-04-06 13:31:50
    Konu: Başarılar
    Bir işe başlamadan önce o iş için uygun kalifiye elaman seçilir. Demekki sizdeki bu cevheri müdürünüz keşfetmiş. Bu genç yaşınızda İdareciliğe başlamanız hem çok güzel hemde çok kötü :-))) . Umarım sizin için hayırlısı olur. Sizi daha üst kademelerde görmeyi arzuluyoruz. Başarılar

    Bağlantı »

  3. Yazan: nergizcankul | Tarih: 2006-04-04 15:16:56
    Konu: merhabalar
    sevgili kizim ilk once seni tebrik ederim.bu yasinda kordinator olman cok mukemmel olmus.sevinmelisin.bu senin icin buyuk bir avantaj sen dahacok gencsin tatil onemli olmamali ogretmenlerin yaz tatil imkanlari zaten var ozaman tatilini degerlendirirsin.senin adina cok sevindim.basarilar diliyorum.sevgiyle kal guzel kizim.Allaha emanet ol.

    Bağlantı »

  4. Yazan: marques | Tarih: 2006-04-02 17:51:07
    Konu: Başlıksız Yorum
    siten ço ama çok güzel olmuş

    Bağlantı »

  5. Yazan: emir35 | Tarih: 2006-03-20 12:44:32
    Konu: Hayırlı olsun
    Sorumluluk zor. Bende bir fabrikada (İsmini vermeyim reklama girer) üretim mühendisi olarak görev yapıyorum. 30 işçi + üretimdeki bütün makinelerden sorumluyum. Biri yanlış bir iş yapsa hesabını benim vermem gerekiyor. Neyse moralini bozmayım. Gerçekten KOLAY GELSİN. BAŞARILAR...

    Bağlantı »

  6. Yazan: nminnetoglu | Tarih: 2006-03-15 20:59:49
    Konu: Hayırlı olsun...
    Blogda gezinirken bir de baktım ki kendimi sayfanızda buldum; sayfanız çok hoş, tebrikler. Ayrıca bir tebrik te yeni konumunuza. Biraz erken başlamışsınız idareciliğe. Ben de 22 yıllık İngilizce öğretmeniyim ve son 14 yıldır bir Anadolu Lisesinde görev yapmaktayım. Yani hem meslektaş hem de branştaşız. Branşımız pek ihmale gelmiyor malum nankörlüğü çok. Sizi köreltmesine müsade etmeyin. Yeni görevinizi tam çıkaramadım ama demek ki bazı meziyetleri taşıyorsunuz ki tercih edildiniz. Bunun içinde ayrıca takdire şayansınız. Her yeni görevin bir ilki vardır. Sizin bunu hakettiğinizi düşünüyorum. Şimdiden hayırlı olsun, yolunuz açık olsun.
    Yeni oluşum aşamasındaki sayfamı ziyaret ederseniz sevinirim.

    Bağlantı »

  7. Yazan: zeya | Tarih: 2006-03-14 23:01:25
    Konu: :)
    kolay gelsin
    İstesen de istemesen de sorumluluklar gelip seni bulmuş
    başarılar

    Bağlantı »

  8. Yazan: arkabahcem | Tarih: 2006-03-12 22:19:43
    Konu: Başlıksız Yorum
    iyi akşamlar meslektaşım, ben 3 yıllık öğretmenim, asla idarecilik düşünmüyorum, sana tabiiki başarılar diliyorum, yazından okudugum kadarıyla tuttugunu kopracak birine benziyorsun, yani benim iyi dileklerime ihtiyacın bile olmayacak sanırım, sana arada bir ugrayacağım, bir çay ikram edersin artık

    Bağlantı »

  9. Yazan: acilarparki | Tarih: 2006-03-12 15:35:14
    Konu: slm
    aslında kendini bi bakıma mutlu hissetmelisin çünkü okulda güvenilir bi kimlik kazınmışsın...bunu başaracağına inanan insanların olması ne kadar güzel....senin yerine yaşlı bir insana da verilebilirdi ama artık genç insanların bu eğitim sistemini değiştirmesini istiyorlar.....bunu bbaşaracak güçtesin ben buna inanırım...senin için kötü olanda çocuklarından(öğrencilerinden) ayrılıyor olman ama emin ol bir sürü çocuğun olacak.....hadi artık bırak yalpalanmayı ..........dik dur aynı bi başak gibi,.......

    Bağlantı »

  10. Yazan: ipekyolu | Tarih: 2006-03-11 23:16:01
    Konu: Başlıksız Yorum
    sen sanırım nekadar uzak durmak istesende o inatla sana geliyor....kısmetin demekki...çok emek vermeden biryerlere gelinmiyor nazlıcığım.....tabiki iç sesine kulak verip sevdiğin işi yapmalısın ama fırsatlar geldimide kaçırmamak lazım......hayırlısı ne ise o olsun

    Bağlantı »

  11. Yazan: onurtan | Tarih: 2006-03-11 22:54:00
    Konu: SORUMLULUK
    Merhaba. Öncelikle tebrikler. Çok başarılı olacağından eminim. Tabii konumunu tam olarak bilemediğim için önerilerde bulunamayacağım ama idarecilik- adı üstünde idare etmek - oldukça zordur. Herşeyden önce yönetimindeki hiç kimseyle kötü olmamaya ve onlara örnek olmaya çalışmalısın. Doğru artık sınıfta olamayacaksın ama arada sırada onlara uğrayıp gönüllerini alabilirsin. Dale Carnegie'nin 'Toplum önünde konuşabilme ve söz söyleme sanatı' kitabını okursan çok yararlanabileceğini söyleyebilirim. Tekrar hayırlı olsun. Sağlıcakla kal.

    Bağlantı »

  12. Yazan: englishnymphe | Tarih: 2006-03-11 19:13:07
    Konu: P.S.
    Bu yazımdan sonra tekrar okulla konuştum ve pazartesiden itibaren sorumluluğun bana geçtiğini öğrendim.

    Bağlantı »

Kategorilerim

    Bağlantılarım

    Blogcu ile yapıldı